7 Ekim 2011

Yaşadığını hissediyor musun?

Sen benim gözümde bir hiçsin. Konuşmayı bilmeyen, leş gibi kokan, paçavralar içindeki bir kapıcı parçasısın. Hayatta kalabilmek için seni küçük görüyorum. Yaşadığımı bu şekilde hissediyorum, adeta damarlarıma kan pompalanıyor.
Farkında değilsin belki ama insanları küçük görerek yaşamını sürdürüyorsun. Bu şekilde kendine paha biçiyor, insan olduğunu hissediyor, kendini bir yere koyuyorsun bu hayatta. Önünde düşen adamı görünce gülmek, sana aykırı gelen tiplerle karşılaşınca dalga geçmek, hayatında hiç kitap okumamış insanları cahil olarak göstermek istiyorsun.

Doğamız gereği insanlar üzerinde üstünlük kurmaya çalışıyoruz. Ben benden az kazanan insanı, sen senden az kazanan çaycıyı, çaycı evinde oturup karısının getirdiği parayla içki alan yan komşusunu, içki içen yan komşu hiçbir işe yaramadığını düşündüğü ev sahibini, ev sahibi daha toplama çıkarma bilmeyen oğlunu, oğlu ise sokakta mendil satan çocuğu küçümsüyor.

İnsanların hayatlarını boş görmeye devam ediyoruz bu şekilde. Onları basit olarak kafamızda belliyoruz, çünkü doğru olan bizim hayatımız. Kendi hayatımız. Ben bir sağlık ocağında yerleri siliyor, akşam eve gidip karımla vakit geçiriyor ve sonra da yatıyor, bunun dışında da hayatımda hiçbir şey yapmıyor olabilirdim. Yine de bu hayatı en doğru hayat olarak görürdüm. Sen bütün gün bilgisayar başında, hiç dışarı çıkmayarak internetin nimetlerinden yararlanıp pratik ve hızlı bir hayat sürebilirdin. Bu hayatın da en doğru hayat olduğunu ve çöle düşen bir yağmur damlası kadar değerli olduğunu düşünürdün.

İşin ilginç tarafı senin bu küçük gördüğün insanlar da başkalarını küçük görüyor, fakat bunun farkına varmak oldukça zor. Zira böyle bir şeyle karşılaşmadıysan, o insanlar hayatlarını hep en alt tabakada geçiriyormuş gibi düşünürsün:

Bir insanla tanışırsın, arkadaş olursun. Bir zaman sonra onun aslında ne kadar boş bir insan olduğunu fark edersin. Ne okuduğu kitaptan adam akıllı kendine bir pay çıkarıyor ne izlediği filmin kurgusunu anlıyor. Ne gezerken etrafta olan bitenden haberdar ne de dinlediği müzikten. Bomboş bir hayat sürüyor bana göre. Ama sadece bana göre. Çünkü o mükemmel bir hayat yaşadığını düşünüyor. Her türlü zevki tattığını, hatta diğer insanların bu zevkleri tadamayacağını, kendinin en üst mertebedeki insan olduğu düşünüyor.

Yaşam enerjini alıp götürecek bu insanlar, sen kendi hayatının doğruluğunda ilerlerken, o kendi doğrularını sana dayatacak. Açıklayamasak da birbirimizi küçük görmeye devam edicez. Sokakta mendil satan çocuk para kazanırken, yaşıtlarına okulun salakça bir yer olduğunu söyleyecek. Yaşıtları ise onu sokaklarda paralanan kara cahil olarak görecek.

Ve bu şekilde hayat sürüp gidecek...

2 yorum:

Süpersonik Çok Bombastik dedi ki...

Baştan uyarı koysaydın keşke "her türlü gündelik hayat gerçeğine hazır değilsen okuma" gibi...

Bu konu üzerine hakkını vererek düşünmediğimi farkettim okuyunca. Fazlasıyla aydınlatıcı olmuş =)

Uyumayan Ses dedi ki...

Başta önbilgi giriyim diye düşündüm yazılara ama ahengi bozulmasın diye vazgeçtim :) yorum için teşekkür ettim