18 Ağustos 2011

Biraz da spor

Yazlar artık daha bir sıcak oluyor, e doğru ; güneye inince insan nefes alamıyor, e bu da doğru ; ama daha kötüsü alınan fazla kilolar.(programlarda çıkan doktorlar gibi giriş yaptım yazıya hehe)

Eve klima taktırmak gibi kolay değil kilolardan kurtulmak. Yediğim hamburger, patatesi 1 saat koşarak ancak eritebiliyorum. Bayanlar için biraz daha rahat gibime geliyor bu durum, çünkü sadece ince olmak yeterli onlar için. Ünlü üç beyazı kesin, birkaç ay sonra vücut kendine gelir, kilo verirsiniz. Erkekler açısından kilo vermek yetmiyor ama. Cılız bir vücudun getirisi yok. Butterfly, bench press allah ne verdiyse yapılması lazım.

Ben birkaç kere spora başladım ama istikrar sağlayamadım. Bir zamandan sonra diyete benzedi bu durum. Hani diyete pazartesi başlanır, salı biter ya o diyet. Benim de sporum cuma başladı, pazartesiyi göremedim. Bu dönemlerde insan aldığı kiloyu hiç farkedemiyor. Kışın evde ne varsa üzerimize geçiriyoruz, yaz gelince vücudumuzun aldığı hazin sona inanamıyoruz. Bu kilo almanın 4 evresi var, şu şekilde :

>>İlk evrede sabah, öğle, akşam hiç düşünmeden yeriz ve kilo da almayız. Bu genelde liseye kadar geçerlidir. Çünkü yediğimizi dışarıda yakarız. Arkadaşlarla dolaşmaktan, yapılan aktivitelerden dolayı spor yapma derdimiz yoktur.

>>İkinci evrede kilo aldığımızı fark ederiz ve önüne de geçemeyiz. Biraz göbek çıkar, bol bol arkadaşlarla fast food yenir. Bu evre de üniversite zamanına denk gelir. Bu zamanda yaş biraz da ilerlediği için yapılan aktiviteler azalır. Bir de sosyal ağ kullanımı var ki ona az sonra değinicem.

>>Üçüncü evrede spor yapma şevki gelir insana. Bu da genelde yazın olur. Mesela üniversitenin ikinci senesinde, yaz tatilinde. İşte o zaman ya spor yapmaya alışır vücut ve hayatı boyunca diri, sağlıklı kalır ya da o göbekle hayat boyu yaşanır.

>>Son evrede artık yapılacak bir şey yoktur. Yaş geçtikten sonra, ne kadar spor yaparsan yap zaten vücut onu alamaz, alışkanlık haline gelmediyse spor yapmak, bir istikrar sağlanamaz.


Sigara, alkol kullanıyorsanız zaten spor yapınca anlarsınız vücudunuzun ne hale geldiğini. Ben yarım saat koşarım, terlerim, nefesim açılır. Sigara içen insan için 15 dakika içinde ağzından aldığı nefes bile yeterli gelmez, olduğu yerde yığılır kalır. Ülkemizde alkol tüketimi diyince aklımıza ilk bira gelir. Bira da oldukça göbek yapar; ama asıl kendisi değildir bu göbek oluşumunu sağlayan. Bira içtikten yaklaşık yarım saat sonra acıktığınızı hissedersiniz ve hemen ayaküstü bir şeyler yemek istersiniz. Bu noktada birayı bir sünger gibi düşünün. Mideye giren her şeyi bir güzel emer ve akşamın bir vakti güzel bir göbeğe sahip olursunuz.

Sosyal ağ kullanımının da pasifliğe yönelten kötü bir getirisi var. Sokak köşelerinde elinde telefonla tweet atan insanlar, elinde birası facebookta video paylaşan insanların sayısı oldukça fazla. Ben ne zaman ki facebook,twitter kullanmaya başladım, kendimi bilgisayara mahkum hissettim. Bu pasifliği arttıran bir etkinlik.

Şimdi ben burda ahkam kesmicem spor yapın diye, çünkü 3-4 haftadır spor yapıyorum, öncesinde denemem olmuştu dediğim gibi ama bu sefer biraz daha programlı devam ediyorum. Spor yapmanın bana birçok getirisi oldu, biraz da bunlardan bahsetmek istiyorum. Yeni insanlarla tanıştım bu sayede. Bir yandan spor yapmak bir yandan da insanlarla muhabbet etmek oldukça keyifli. Spor yaparken zaten insan pozitif oluyor, çünkü sağlıklı olmaya çalışıyorsun orada, vücudun ve sağlığın için bir çaba sarfediyorsun. Bu önemli bir nokta bence. Oraya gelen insanlar da aynen senin gibi pozitif ve arada güzel bir diyalog oluyor böylece. Spor yaparken insan, günlük sinir, streslerinden arınıyor. Hiçbiri gelmiyor aklınıza. Orada geçirdiğiniz 2 , 2 buçuk saat sadece spor yapmaya ve pozitif düşünmeye odaklanıyorsunuz . Tanıştığınız insanlar da sonuçta spor yapmaya geldiği için hayatlarına bir renk katmayı, daha aktif bir insan olmayı hedefliyorlar. Bu yüzden tanıştığınız insanlarla spor dışında yaptığınız konuşmalar ya da birlikte yapacağınız aktiviteler durağan hayatınızı hızlandırıyor.

Spor yaparken önemli husus ise yediklerimize dikkat etmemiz. Ben mesela etmiyorum, hala 1.5 iskender, üzerine künefe yiyorum. Sabah hamur işi yiyorum. Siz benim gibi olmayın. Yediklerinize dikkat edin. Benim amacım zaten kilo vermek değil, olan kilomu sabit tutup kasa çevirmek.(yalan söylüyorsun yalaaan) Zaten spor yapmaktan öte şu sıcakta böyle yüklenilmez, benim de yaptığım iş değil de neyse.

Sporun diğer bir getirisi de müzik. Eve giderken gelirken ya da bir şeyler okurken hafiften müzik dinliyoruz ama spor müziksiz olmuyor. Nasıl ki fabrikalarda üretimi hızlandırmak için ritmik müzikler dinletiliyorsa sporda da aynı durum söz konusu. Hoşlandığınız tarzdaki ritmik müzikleri dinleyerek spor yapmak daha verimli.


Son olarak spor sonrası insanda oluşan farklı triplere değinicem. Bunu bymutu ile konuşmuştuk öncesinde. Bir bakıma onun için yazıyorum diyebilirim. Öncelikle insan spor yaparken kendini çok dinamik hissediyor, aynanın karşısına geçiyorsunuz, üstünüz başınız ter içinde ve kaslarınız az önce kaldırdığınız ağırlıklardan dolayı hafiften belirginleşmiş. Biraz da ağrı var, kolunuzu sıktığınız zaman hissediyorsunuz o kası. Sağda solda spora yeni başlamış çocuklar var, daha ağırlık koymadan çalışıyolar barlarla. Onlara bakıp “uu beybi kas dediğin böyle olur” bakışı atıyorsunuz. Sonra bi gazla sporu yapıp çıkıyorsunuz salondan. Sinirli ve kaslı bir durumdasınız. Kızlar geçiyor yanınızdan hiç istifinizi bozmuyorsunuz, ağır ve cool yürüyüşe devam ediyorsunuz. Halbuki biri gelip de bi tane çaksa kafanıza bi bok yapamazsınız. Ulan 2 saat spor yapmışım, ayakta duracak halim yok, kollarımı oynatınca katur kutur sesler geliyor, ben adama nasıl karşılık veriyim? “Eyvallah abi tamam abi kralsın abi” diye oradan uzaklaşacaksın. Ha başka gün spora giderken karşılaşırsın belki adamla. O zaman spor niyetine elemanı dövebilirsin. Bu daha mantıklı. Yine de bu tripten uzaklaşamıyor insan. Bir de benim eve dönüş yolumda spor aletlerinin olduğu bir park var. Teyzeler, amcalar orada spor yapıyor. Ben yanlarından spor çantamla, beyaz şapkamla falan geçince kendimi hayatını spora vermiş örnek bir insan gibi hissediyorum. Çok ayıp çok. Hareketleri yanlış yapanlar var, “aslında ablacım şöyle yaparsan daha iyi olur” diye yanlarına yaklaşıcam da ters bir tepki gelir diye daha denemedim. Kaslı ve sinirli olarak devam ediyorum yaşamıma.

Spor yapmak bir alışkanlık. Bunu zihnen ve bedenen kabul etmemiz gerekiyor. Haftada 3 gün yapacağınız spor sizi günlük streslerinizden uzaklaştıracak ve pozitif düşünmeye, hayattan zevk almaya itecektir. (bitiş de doktorlara layık olsun dedim hehe)

4 yorum:

divadeiwob dedi ki...

kitap okuyup spor yapmayacağına bence insanlar spor yapıp kitap okumasınlar kendileri için. yani tabi ikisini de yapsalar daha güzel ama bence spor daha önce geliyor. ben 1 sene düzenli spor yaptım, şu sıra taşınma vs derken ara verdim, ama yarın göl kenarında koşuya çıkacağım, fazla zorlamayayım 8k iyi başlangıç için

Jano dedi ki...

7-8k iyidir evet :) buralarda göl kenarı olmadığı için ben salona bağlıyım

by mutu dedi ki...

Spor yapmak çok güzel şey ona laf yok. Ama türkiyede sporu bırak yürüyüş bile yapmayan insanlar arasından spor yapıp ; eşofmanların çantan ve kaslı kollarınla meydanda cool yürürken insan ister istemez diğer insanlara bakıp hava giriyorrr tribini atıyor :))

Uyumayan Ses dedi ki...

bir haftadır bayram muhabbetine spor yapamıyorum o triplere hemen başlıcam pazartesi :D