15 Ekim 2011

Yağmur Adam vs. Şemsiye Adam

İki üç gündür Ankara, Bristol havasını yakaladı çok şükür. Kapkaranlık sabahlara uyandık, yer gök inledi, bol bol yağmur yağdı, hatta dolu yağdı(kafamızı kırdı).

Yağmur yağınca kendimi daha da kaptırdım Chillout'a. Depresif depresif dolaşıyorum etrafta. Hala dıptıs müzik dinleyen varsa, 2011 summer hits albümünü masaüstünden kaldırma vakti geldi de geçiyor bile. BPM'i düşür biraz koçum.

Bu günlerde etraf Yağmur Adam ve Şemsiye Adamlarla doldu.


Yağmur Adam ya hayata karşı asi oluyor ya da romantik takılan bir lavuk oluyor. Sabah kalkıyor, sigarasını yakıyor. Açıyor Ekşisözlük'e bakıyor, keh keh gülüyor. Koltuk altını kokluyor, ona göre duş alıyor. Okula/işe 15 dakika kala evden çıkıyor. Hızlı hızlı adımlarla dolmuş durağına gidiyor, kulağına siyah kulaklıklarını takıyor, içinde bol bol distortion bulunan şarkılar dinliyor. Yağmur yağarsa kafayı biraz öne eğiyor. Sırılsıklam oluyor, ama sallamıyor. Ve bu haldeyken dolmuşa biniyor ki... İşte burada benim hayranlığım başlıyor.

Adam ıpıslak halbuki ben evden hiç çıkmamışım gibi oturuyorum yerimde. Biniyor dolmuşa, bir afra tafra, böyle elini kolunu sallıyor, paçalarını silkiyor. “Ehhh be ne ıslandık amuğaa koyim” diye bakışlar atıyor etrafına. Saçlarının suyunu sıkıyor. Telefonunu kontrol ediyor hala çalışıyor mu diye. Öyle havalı, öyle asi ki kelimeler yetmez, görmeniz lazım. Adam dünyaya kafa tutuyor.

Romantik Yağmur Adamın pek bir numarası yok. O yağmur altında ayaklarını yere sürte sürte yürür. Sağına soluna bakar masumane gözlerle ve gülümser sürekli. Hay ben senin kafana sıçıyım Romantik Yağmur Adam emi! İnşallah zatürre olursun. Lavuk herif.

Şemsiye Adam ise sabah kalkar, duşunu alır. Kahvaltısını yaparken tabletinden gazetesini okur. Okula/işe gitmeden önce hava durumuna bakar. Ona göre giyinir, şemsiyesini alır. Dişlerini fırçalar, parfümünü sıkar, dışarı çıkar. Açar şemsiyesini, takar beyaz kulaklıklarını, yağmurda ıslanan insanları seyreder. Apartman girişlerine saklanmış insanlara bakar. Elindeki çantasını iyice kendine yaklaştırır ıslanmasın diye. Biner dolmuşuna, oturur mis gibi. Parayı uzatırken sol kulaklığını çıkarır, inmek istediğinde sağ kulaklığını çıkarır. Zamanında gider okuluna, mükemmel insan modeli.

Yağmur Adam ıslanmaktan gurur duyarken, Şemsiye Adam kuru kalmaktan gurur duyar ve hiçbir zaman biri üstün gelemez.

4 yorum:

Özgür Ceren Can dedi ki...

:D Lavuk ha? He he!

Uyumayan Ses dedi ki...

evet gıcıklığım var.. iyi püskürmüşüm :p

Süpersonik Çok Bombastik dedi ki...

olduğu halden mutlu olup gurur duymayanlar var bir de; asla doğru havada doğru kıyafeti, araç gereci tutturamayan... geçenlerde çantamda güneş gözlüğüyle gezerken yağmurdan iliklerime kadar ıslanmıştım. yalnız ve azınlık olmadığıma da adım gibi eminim, bizi neden yoksayıyosun?

Uyumayan Ses dedi ki...

çıkmadan meteorolojinin sitesine giriyorsun, bakıyorsun yağmur var mı yok mu diye, ona göre çıkıyorsun. bundan sonrası sana kalmış, eğer şemsiye adamsan şemsiyeni alırsın, yağmur yağacağını bildiğin halde şemsiyeni almıyorsan da bu asiliğine asilik katar :)