3 Eylül 2011

Zorunlu ve bir o kadar da gerekli

Markete gitmeden önce alınacaklar listesi yapılır ya, bu bende başkalaştı biraz. Hayatımı plan yapıp yerine getirmekle geçiriyorum. Hiç çaktırmıyorum di mi? Bu yapmış olduğum planda aksama olursa da sakın yanıma yaklaşmayın, çok sinirli oluyorum, moralim de bozuk oluyor.

Günlük planlarımı geçtim, ileriye dönük planlar da yapıyorum. Öyle büyük şeyler değil canım, normal şeyler bunlar. Son yapılan genel seçimlerden önce kendime yine plan yapmışım: o seçimler gelene kadar saçlarımı kestircem, spor salonu araştırıcam, dönüşte de marketten bikaç şey alıcam. Burada ikinci takıntım beliriyor. Bütün gereksinimleri aynı anda yapmak. Ben mutfağa bile gitsem su içmek için, ikinci bir neden ararım. Kuru kuru tek sebeple hareket etmem. Çok zorlarım, olmadı tek sebebe yenik düşerim. Neyse bu çizmiş olduğum basit eylemler için gün belirledim, yola düştüm.

Spor salonu işinden sonra sıra berbere geldi, evin yakınındaki bir yere gittim, içeri girdim ki adam uyukluyor. Benim ayak seslerimi duyunca kalktı. Gözler kan çanağı "buyur abi" dedi. Buyurdum bir güzel, hafiften de saçlarımın alacağı hali düşünüyorum. Adam yeni uyandı ulan gözlerimin önünde! Oturdum sandalyeye " nasıl olsun abi?" diye sordu. Anlattım, anlaştık. Sırada en zor kısım..

Uzun süredir görüşmediğin arkadaşınla görüşürsün, oturursunuz birer kahve içersiniz. Eski günlere dem vurursunuz. Sonra konuşma durur birden, ama o kadar can yakmaz. Öyle mutlusunuzdur, gülümsersiniz. Takılınca "hey gidi günler hey" diye iç geçirirsiniz. İlla ki konuşulacak bişe de çıkar. O kadar kasmaya gerek yoktur. Ya da sevgiliyle biralarınızı yudumlarsınız, öyle birbirinize bakarsınız, kasmaya gerek yoktur. Ya da biriyle tanışırsın internette, saatlerce konuşursunuz. Yakın arkadaşınla konuşmadığın şeyleri bu arkadaşınla konuşursun. Çünkü o uzaktaki ve hayatına dahil olmayan biridir. Düşünceleri taze ve objektiftir. O yüzden kasmaya gerek yoktur. Ama berberdeysen kasmaya gerek vardır!



Berber adam konuşmaya aç adam. Seni 15 dakika içinde soyup soğana çevirir anlayamazsın, bakarsın adam benim anamın kızlık soyadını öğrenecek o zaman "hop bilader" diye feryat edersin.

Hafiften adam makineyle enseye giriyor benim, ilk soruyu çaktı hemen "nerede okuyorsun?" Nerede okuduğumun ender sükse yapacağı yerlerden biri burası. "Gazide" dedim. Ordan yakaladım adamı, alakam olsa bu işlerle tamam dicem de yanından geçmiyorum siyasi işlerin yani. Neyse konuşmanın devamı kurtlara, partilere falan gitti tahmin edeceğiniz gibi. Bir yandan arabesk müzik sesleri yükseliyor, bir yanda kurtlar uluyor, bir yandan adamın kapanan gözleri, bir yanda da benim masum saçlarım. Mecbur kaldım konuşmaya devam ettim, artık ben konu açıyorum. O sessiz anlar o kadar rahatsız edici ki kafamda sürekli Pulp Fiction'daki bu konu hakkındaki Uma Thurman yorumları dönüyor. John Travolta önümde bişeler içiyor, sağa sola bakıyor.

Her berber aynı değil tabi ki. Senden o yakınlığı gördüğü sürece konuşma eyiliminde. Geçenlerde başka bir berber de şöyle dedi: "abi benim bir müşterim var, adam konuşmak isteyince benim kardeşime gidiyor saçlarını kestirmeye, kafa dinlemek isteyince de bana geliyor." Ne güzel sistem koymuş adamlar valla helal olsun. Bütün piyasayı ele geçirmişler.

Ne olursa olsun o arabesk müzik dinleniyor ama şüphe yok.

Bugün arabanın teybini yaptırıcaz, eleman geldi, amfiyi söktü, yaptı etti falan, tekrardan monte etti, ses kontrol yapacak. Sağ sol bol keseden böğüren egzozlu hurdalarla dolu. Hurda çünkü arabada sadece ses sistemi ve egzoz var. Vurdurarak çalışıyor araba ama seni arabanın içine soksa geçici sağır olursun. Neyse eleman açtı teybi, Portishead çalıyor. Başka müzik açtı, Massive Attack çalıyor.. Prodigy hiç dinlemeden geçti, Aphex Twin'e merhamet göstermedi bile. En sonunda Pitbull buldu da tüm mahallenin zevki yerine geldi, i know you want me ile inlettik her yeri. İyi ki araya kopmalı müzik de atmışız, yoksa "sıçarım senin teybine!!" diyerek bırakabilirdi adam bizi öyle mel gibi.

Sonrasında o berbere gitmedim bir daha, zaten uyukluyordur yine, ama benim 10 senelik arkadaşımla kapışır, "janseti ben senden daha iyi tanıyorum laan!!" diye kafa göz dalabilir. Teypçi de bizi istemez sanırım, "aha o garip müzik dinleyen fordçu lan bu" der. Yine de bilgisayardan silinemeyen virüs gibi sizi hatırlıcam sanırım. Sizinle yaşadığım zorunlu sessiz anları düşündükçe arkadaşlarımı daha çok sevicem. Sokaktan geçen egzoz düetli arabesk müzikleri duydukça dinlediğim müziğin sesini sonuna kadar açıcam.

3 yorum:

Mjora dedi ki...

valla bilemiyom yani...şimdi şöyle bir şey var , sürekli saç kestirenler bilir(benim gibi) yani ben uzatamadığım için düzgün olsun diye kestiriyorum, genelde hep aynı berbere giderim...bunu değiştirmedim..o yüzden sohbet,sorgulama anlamında da rahatım , arabesk de açılmıyor...kendine uygun olan berberi bulabilirsin iki üç kere saç kestirirsen ama yıllar sonra kestirirsen herhangi bir arabeskçiye denk düşmen muhtemel...
onun dışında tanıdığın berbere gidince belli bir konuşma ve susma eşiği oluyor , o dengeyi her seferinde sağlıyorsun , ne o soruyor ne de sen ona soruyorsun...o yüzden fizanda da olsa ben yine aynı berberime giderim... :)

Aylak Kadın dedi ki...

Ahaha bu linki bulana kadar öldüm. Dinle bunu :D
http://www.videoface.gen.tr/acik-mektup-berber-ciragi.html

Uyumayan Ses dedi ki...

@aylak kadın

video süpermiş özellikle sonu :D adam iyi özetlemiş